Bu bab düğünlerde prosedürlerden bıkmış genç bir adamın çıkışını anlatır.

Hayatında ilk kez sahici bir şey yapmak istiyordu… Böylesine karışık bir ortamda evet… Hiç bir şeyi oldu bittiye getirmeyecekti… “O anda her şey istek dışı oluyor” lafı ile biten bir evlilik hikayesinin olmasını istemiyordu. Mikrofona doğru yürüdü… İlk seslenişi salonda ki herkesi büyük oranda susturmuştu.

– Değerli misafirler dedi. Dikkatleri üzerine çekmeyi başarmıştı. “Hepinize hoş geldiniz demeden önce şunu belirtmeliyim ki çoğunuzu sevmiyorum. Burada olmanızı da istemezdim ama babamın takdiri ile bu masalarda yerlerinizi aldınız. Buradasınız çünkü dedikoduya ihtiyacınız var, buradasınız çünkü işsiz gençlerimiz kendilerine hanım bulmak zorundalar… Buradasınız çünkü… O kıymetli çantanızın en gizli ve nadide köşesinde taşıdığınız takılarınızı bir gün dönüşü olsun diye bize vereceksiniz…”

Sesi titriyordu… Titremeliydi de… Sahteliklerle geçip giden bir ömür de birisi artık bir şeylerin yanlış gittiğini anlatmalıydı. Hafif bir yutkuntunun ardından devam etti.

– Takılarınız sizde kalabilir… Zaten yine bunların hepsini babam tekrar size ödeyecek… Ve şunu da tekrar belirtmeliyim ki… Çoğunuzu sevmiyorum.

Bu Yazıyı Beğendin Mi?